BİR HAYALDEN BİR ROMANA

Küçük hayallerden büyük hikâyeler doğar. Bu röportajımızda Karmaşa romanının yazarı Furkan Uğur Eşitti ile Karmaşayı bir hayalden dökülen satırların roman oluşunu konuşacağız. Hoş geldiniz deyip sohbetimize sizi tanımakla başlayalım. •Hoş bulduk: öncelikle bana bu imkânı sunduğunuz için size teşekkür ederim. 1991 yılında Kars’ta doğdum.  İlköğretimi mi Ankara Gören Eller Görme Engelliler ilköğretim okulunda tamamladım. Lise öğretimi Gebze Atatürk Lisesinde tamamladıktan sonra Erzurum Atatürk Üniversitesi Sosyal hizmet lisans programına katıldım. Çayırova Belediyesinde çalışıyorum evliyim ve bir de oğlum var.          Yazmak nasıl bir duygu sizin için ne ifade ediyor? Yazmaya ilk…

Devamını oku

ACABA NEDİR?-9

Artık tamamen Behçet hastasıydım halk tabirinde, hastaların kendi aralarında kullandığı ifadeyle zengin hastalığı tanısı konmuştu. Cildiye servisinde yatışım mevcutken sıra sıra ve daima göz, nöroloji, fizik tedavi polikliniklerine de gidiyordum. Fizik tedavi ağrıyan eklem ağrılarıma emar görüntüleme inceleme istedi ve vücut organlarımın çalışması için daimi hareketler yapmamı söyledi. Nöroloji Nöro Behçet olduğumu söyledi. Artık Behçet olduğumu biliyordum. Bunun yanında artık yan dallarını da duymaya başladım. Doktor sıkıntılı bir durum değil ama yılda iki kere nöroloji ye kontrole gelmen gerekir dedi ama ben o defteri kapatmıştım. Gözümde zaten üveit atağı mevcut…

Devamını oku

FEDA-KÂRLIK

Günümüz insanını tanımlamanız istenseydi nasıl tanımlardınız? Büyük ihtimal karakterli olup olmadığını söylerdiniz. Ancak karakteri oluşturan değerler sayıldığında fedakârlıktan bahsetmeyiz. Fedakârlığın karakteri oluşturan önemli bir değer olduğunun farkında olamayabiliriz. Fedakârlık, asil ruhlu kimselere has bir meziyettir. Bazılarımız sevdiklerimiz için çırpınır, onlar için birçok şey yaparız. İşte bunun adına fedakârlık deriz. Herkesin göstereceği fedakârlık farklı farklıdır; ebeveynin evlatlara, sevenlerin sevdiklerine, öğretmenin öğrencilerine göstereceği fedakârlıklar gibi. Anne fedakârlığını ele alırsak; annenin evladı için yapamayacağı şey yoktur. Evlat için yaşam annenin onu dünyaya getirmesiyle başlar. Annenin doğumda çektiği acılar fedakârlıktır. Her müspet veya menfi…

Devamını oku

Göç vakti 4

            Ata ocağından uzaklaştıkça yollarının üzerindeki insanlar, ağaçlar,  binalar…  Sanki daha da değişiyordu. Radyoda çalan şarkının hızı, otomobilin altında akıp giden asfaltın hızı ve üstünde koşuşturan insanlar… Köyden çıkalı yaklaşık 2 saat olmuş yolun 3’te 2’sini almışlardı.  Sefer “Mola verelim mi? Diye anasına seslendi. Daldığı hafif utkusundan uyanan Saniye Hanım’ın “İyi olur.” cevabıyla yakınlarda bulunan bir dinlenme tesisine yanaştı. Kafeteryadan sıcak bir kahve alarak arabasının yanında annesini beklemeye koyuldu. Burası bir arı kovanını andırıyordu. Araçlar tesisin bir yanından giriyor, öbür yanından çıkıyordu. Evlerinden ayrılıp başka şehirlerde okumaya giden öğrenciler, çalışmaya…

Devamını oku