GÖNÜL KUŞUMUZ

            Salgın sebebiyle içinde bulunduğumuz mübarek ramazan ayını iki yıldır gönlümüzce geçirememekteyiz. Haliyle, özellikle gündüzünden çok iftarla sahur arasına denk gelen gecelerinin eş, dost, arkadaş ve akrabalarla renklendirilmesini de yaşayamıyoruz. Bu buruklukla sürdüğümüz şu günlerde an oluyor bir şiir, bir şarkı dilimize dolanıveriyor ve bizi bulunduğumuz ortamlardan alıp başka diyarlara götürüyor. Bugün dilimize dolanan o şarkılardan biri de güftesi Osman Nevres’e, bestesi Tanburi Ali Efendi’ye ait hüseynî makamındaki “ Senden bilirim yok bana bir faide ey gül / Gül yağını eller sürünür çatlasa bülbül” şarkısıdır. Şarkıyı hele bir de taş…

Devamını oku

ENGELSİZ ŞAHSİYETLER-28

Bebeklik çağından itibaren görme ve işitme engelli engelli, dilsiz olan Yazar, Pedagog Aktivist Helen Keller beş dil  bilmekle beraber bisiklet, kano ve yelkenli yüzme, satranç gibi pek çok spor dallarıyla ilgilenmiş makaleler ve kitaplar kaleme almış Amerikan Görme Engelliler Vakfı gibi birçok dernekte yer almıştır. Engeline yenilmeyip adını tarihe yazdırmıştır

Devamını oku

HAYATA 5-0 GERİDEN BAŞLAMAK

Erken yaşta hastalıkla tanışmak nasıl bir duygudur sizce? Çoğumuz için yıkıcı etki oluşturabileceği gibi kimimiz için  asıl mücadelenin başladığı yer olarak adlandırılabilir. Lösemi hastalığı da; çocukluk çağı kanserleri içerisinde yüzde 30 oranında en sık görülen hastalıklardandır. Kemik iliği kanseri olarak da bilinir. Tedavi başarı oranı yüzde seksen beşlere kadar ulaşabiliyor. Bu da bizlere tedavisinin imkansız olmadığını gösteriyor. Lösemi hastalığı moral motivasyonla desteklendiğinde tedavi kısa sürede sonuç verebiliyor. Moral motivasyon demişken bir anımı anlatmak istiyorum sizlere; Üniversite yıllarımda bir arkadaşım vardı. Arkadaşım her şeye o kadar güzel, o kadar çözüm odaklı…

Devamını oku

ZAMAN

Dünya yüzeyindeki bütün medeniyetler, milletine ait maddi ve manevi değerlerin tümünü, zaman içinde kendine has duyuş, düşünüş ve kendini ifade ediş tarzı ile kültürlerine sindirirler ve gelecek nesillere aktararak bunu sürdürürler. Bütün bu hadiseler ise zaman dediğimiz kavram üzerinde gerçekleşir. Peki, bu hepimizin içerisinde yaşadığı, varlığını müşahede ettiği zaman nedir? Mitolojiden müziğe, edebiyattan, sanata, fizikten felsefeye, matematikten astronomiye ve sinema sanatına kadar insan, tarih boyunca zaman kavramını sorgulamış ve anlamaya çalışmıştır. Zaman kavramı, anlaşılması en güç olan kavramlardan biridir. Ne sadece fizik bilimi, ne de felsefe bunu tam olarak açıklayabilir.…

Devamını oku

ENGELSİZ ŞAHSİYETLER-27

Doğuştan kalça çıkığı hastalığı olan Nazmiye Muratlı umutsuzluğa düşmedi. Engelli olmayı bir engel olarak görmedi. Halter sporuna gönül verip   2012 Paralimpik Yaz Oyunları’nda 40 kg kategorisinde 109 kg, 2016 yılında ise 104 kilo kaldırıp azmiyle herkesi kendine hayran bıraktı. Rekor üzerine rekor kırıp her geçen günde başarılarına yeni başarılar ekledi.

Devamını oku

KAFESTEKİLER

            Perde aralığından odaya sızan sabah güneşi yüzüne vurana kadar yatağında mışıl mışıl uyuyordu. Güneşin sıcaklığını duyumsayınca irkilerek yatağından doğruldu. Salondaki kafeslerinde ötüşen muhabbet kuşlarının sesleri onu uyandıramamıştı. Birkaç gündür yaşadığı halsizlik hâlâ devam ediyordu. İşe geç kalmış, personel servisindeki arkadaşlarının telefon çağrılarını dahi işitmemişti. Birkaç gündür fazla mesai yaptığından “Yorgunluğumun sebebi bu olmalı.” diye düşündü. Aceleyle giyindi. Makyajını tazelerken gördüğü yüz sanki kendisine ait değil gibi görünüyordu. İki günlük hafta sonu tatilinin ona iyi gelmediğini düşündü. Kuşların yem ve sularını yeniledikten sonra evden ayrıldı. Yoldan bir taksi çevirip kendisini…

Devamını oku

BAHAR ZAMANI

Kışın son çırpınışını baharın ilk cıvıltısını merakla izlemeye koyuldum bu aralar. İçimde kışı geçirmiş yorgun adamın  her şeye rağmen baharı bekleyen çocuksu heyecanı ve o çocuğun yerinden çıkarcasına atan heyecanlı kalp atışları… Bölük pörçükte olsa radyoda dinlediğim parçanın sözleri dünden bu yana dilimde takılı kaldı. “Biraz sen biraz ben bahar uykusunda” Ne güzel bir söz değil mi aslında? İçim açılıverdi bir anda. Kırmızıya boyanıp mavi gökyüzüne salınmış bir adet kırmızı uçurtma baharın usul usul esen rüzgarında yönünü bulma çabasında. Bu gördüğüm  adeta kartpostallık manzara. Kıştan peydah olma hüzün kokulu şiirlerimi hece…

Devamını oku

ACABA NEDİR?-15

Gidişim nasıldı gelişim nasıl Konya ya Giderken umutsuz bitkin yürümeye dermanı olmayan bir çocuktum dönüşüm ise sağlıklı ve kilolu… Uzun zamandır beni görmeyen ailem ile hasret giderdik. Yaşananlar üzerine konuşuldu. İyisi ve kötüsü ile sağlıklıydım ama parmak eklemlerimde kasılma oluyordu çocukluğunda verdiği coşkuyla aileme hissettirmiyordum. Koltizon kullanmaya devam ediyordum. Kortizon bizim gibi kronik hastalıklar için doktorların verdiği en kuvvetli silahtı. Bende bu silahı kullanıyordum ama eğer ki koltizon kullanıyorsanız diyet yapmalı ve yaptığınız diyete uymalısınız. Özellikle tuzdan uzak durmalısınız.  O yüzden kortizonu kullandıkça tuzsuz şeyler yiyordum. Ama yine de kilo…

Devamını oku