HAYAT YOLCULUĞUNUN NETLİĞİ

Bazen, daha net görebilmek için bütün karışıklığın üstünden bakmak gerekir. Bu cümleyi okuduğumda yıllardır gözlükle yaşayan ve uzağı göremeyen biri olarak, gerçekten öyle mi acaba? Diye düşündüm. Aslında durup düşününce, oldukça mantıklı olduğunu fark ettim. Olayların, hayatın içindeyken duyguları çok yoğun yaşarız. Olaylar sona erdikten sonra da ben nasıl böyle bir durumu fark edemedim? diye kendi kendimize hayıflanır dururuz ya, işte orda unuttuğumuz bir şey vardır aslında. Netlik yakınlaştıkça kaybolur. Bir his ne kadar bizden ne kadar içimizdense, gerçeğini görmemizi o kadar engeller. Uzaklaşmak biraz ara vermek ruhumuza, kendimize yapacağımız…

Devamını oku

ADIM ADIM ULAŞILIR BAZI ŞEYLERE

Hayatta bazen. Böyle cümleler kurmayı içimden sürekli geçirir oldum bu aralar. Çeşitli başarılara imza attığımı bilsem de genelde bir başarısızlık silsilesi almış yürümüş gibi bir his. Bırakmıyor beni. Ne yapsam nereye gitsem ne düşünsem sanki hep bir yerden kafasını uzatıp bak olmadı diyecek gibi. Hele bu zaman garip bir zaman. Hayatta bazen cümlesine başlamak için tam da doğru zaman. Tamam olmayı bekleyen hisler duygular ve mutluluklar hep yarım gibi. Unutulmayan hatalar pişmanlıklar içime birden düşen, kalp kırıklıkları. Bu sefer doğru yoldayım derken de öyle eksik kalmış yine. Öyle bir dönem…

Devamını oku

BİR BEYAZ ÖRTÜ

Sokak lambasının ışığındaki taneler kıpırdattı içimi. Gökyüzü pembe. Bulutlar şehre yorgan. Bugün her yere masumluk çökmüş. Şehir saflaşmış. Bütün kötülükler yok olmuş. Kar taneleriyle birlikte güzel olan her şey gelmiş sanki. Beyaza bürünmüş yerler. Minicik bir adımdan kocaman tekerleğe kadar hepsi yer etmiş izleriyle. Dünyada varlığını ispatlamak istercesine her adım her dönüş belli. Vazgeçişler, kalışlar, geçici izler. Savunmasız olan da var burada, kendini savunmaya ihtiyaç duymayan da. Yalansız bugün dünya. Şehir başka. İnsanlar başka. Sınırlar yok hayatta. Keskinliğe, mutluluğa, mutsuzluğa, ayrıma yer yok şu anda. Bir düzensizlik içinde düzene yürüyor…

Devamını oku

Zamansız Hayatı Yazan Toprakların Cemresi

Mavi. Başımızı kaldırdığımızda gördüğümüz uçsuzluğun simgesi. Tam da yaza kavuştuğumuz şu günlerde huzurla gelmiş yine. Yaseminler de açmış bahçede. Mütevazı yapısıyla, dinlendirici etkisiyle, insanın ruhuna nasıl iyi edeceğini biliyor gibi. Anlatmak isterken, seni yormadan dinliyor sanki. Hep güçlü hep gür haliyle salınıyor yanı başımızda. Atlattığı kışa inat yüzyıllardan beri yaşamış da gelmiş. Öyle bir hal. Yeni filizler ben buradayım dercesine capcanlı. Mis kokusu deniz havasına karışıyor. Tıpkı bir çocuk gibi. Tıpkı bir hayal gibi. Tıpkı bir umut gibi. Röportajımızın bu ay ki konuğu Ayhan Bahçeli. Milli Sporcumuz Ayhan Bahçeli ile…

Devamını oku

KARARAN GECELERE İNAT YENİDEN DOĞAN UMUTLARLA

Hayatın basamaklarını bir bir çıkıyordu. Mesafesi uzun, merdiven aralıkları fazla, yorulmuşluğu çok, yolu daha çoktu.Karşı koltukta oturan kadının gözlerinde gördüğüm durum buydu. Sonuna ulaştığını düşündüğü merdiven basamakları, başını kaldırıp baktığında sanki hiç eksilmemiş gibiydi. Kat ettiği yolun, azımsanamayacak kadar çok olduğunu biliyordu. Ama kalan yol da az değildi. Yorgun görünüyordu. Tükenmiş gibiydi. Bana bakıp, gülümsemesiyle kendime geldim. Bu gülüşle silindi hafızam. Merdiven basamakları yok oldu birden. Belki de sadece benim yargılarım vardı ortada. Verilen arada, hava almak için buraya gelmiştim. Oturduğum koltuktan kalktım. Kendi yerimi ararken içeri giren biriyle bakışlarımız…

Devamını oku

MÜCADELE İÇİNDE OLAN GELECEK UMUTLARA

Bugün konuğumuz Mehmet Katılmış. Kendisini tanıtmasını isteyerek ve hoş geldiniz diyerek sohbetimize başlayalım.  -Hoş bulduk ben Mehmet Katılmış. 1976 Adıyaman Besni doğumluyum. Evliyim. İki oğlum var. Adana ‘da yaşıyorum. Vergi Dairesi’nde Gelir Uzmanı kadrosunda Santral Memuru olarak çalışmaktayım. Babam Kaynak Ustası. Annem de Ev Hanımı. Röportajımızın konuğu olmanıza vesile olan özel durumunuzdan bahseder misiniz bizlere?  -Doğuştan gelen görme bozukluğum vardı. Yaklaşık 6 yaşıma kadar belirli bir oranda sınırlı kalacak şekilde görebildim. 7 yaşımdan sonra da görüşüm tamamen kapandı. Doktorların teşhisleri sonrasında bana yaptıkları açıklama da görme yetimi; göz ile beyin…

Devamını oku

ENGELSİZ ŞAHSİYETLER-10

19 Eylül 1967 doğumlu James Anthony Abbott, eski bir beyzbol atıcısıdır. Jim Abbott, küçük yaşlardan itibaren spora ilgi duyuyordu. Sağ eli olmadan doğmasına rağmen birinci lig seviyesindeki başarısıyla dünyaca tanınır. Herkesten farklı olması daha iyi oynadığını gerçeğinin önüne hiçbir zaman geçmedi. Engel tanımayanların yoluna her daim ışık oldu. Eli Bowen, Amerika’nın Ohio eyaletinde 10 çocuklu bir ailenin son üyesi olarak 1844’te dünyaya geldi. Ayakları beline bitişik doğdu. Bir başka deyişle bacakları olması gerekenden çok daha kısaydı. Gençliğinde ailesini geçindirmek için çiftliklerde çalışmaya başlayan Eli, ellerini kullanmakta o kadar usta oldu…

Devamını oku

NEŞESİ KALBİNDE, KALBİ GÖZLERİNDE

SMA Nedir? SMA ‘’Spinal Muskuler Atrofi’’ kelimelerinin baş harflerinden kısaltılmış ve omurilikte bulunan ön boynuz motor sinir hücrelerini etkileyerek hareket kabiliyetini kısıtlayan bir kas hastalığıdır. SMA nadir hastalıklar kategorisinde değerlendirilir. Genetik geçişli bir hastalıktır. Görülme sıklığı Dünya genelinde 10.000 doğumda 1, Türkiye’de ise 6.0000 doğumda 1 görülür. Ön boynuz hücrelerinde görülen dejenerasyon nedeni ile; kaslarımızın kontrolünü sağlayan sinirlerin fonksiyonu için gerekli protein üretimi gerçekleştirilemez. İstemli kaslarda kuvvetsizlik ve erime (atrofi) görülür. Sinir hücrelerinin işlevini yerine getirememesi; zayıflamaya ve genellikle ölümcül kas güçsüzlüğüne sebep olur. İstemsiz kaslar bu hastalıktan etkilenmez. SMA…

Devamını oku

BİR PAPATYA’NIN DOĞA’DA VAR OLUŞ HİKAYESİ

Saf sevgisi tertemiz baharında saklıydı. Bir parıltıydı onun adı. Sade bir çiçekti. Yamaçlardan yükselen, yolumu kamaştıran renkler cümbüşüydü sanki.Aydınlık bakışlarıyla da yarınlara ışık tutardı. Bilirdim, bilirdim karanlıklara kalmazdı dünyası. Uzayıp giden hayallerin konuğuydu. Doğa’nın güzel bir yansımasıydı papatya. En büyük özelliklerinden biri de her sapında bir tane olmasıydı. En özelinden en biriciğindendi. Ender ve bir o kadar da narin tabi. Dünyanın her rengini görmeye, hayata anlam katan farklılıkların da elinden tutmaya. Sevginin en masum halinin, samimiyet hissinin sahibi. İnceliğin ve zarifliğin cisme bürünmüş hali duygu dostu olan pembe papatyalar sayesinde,…

Devamını oku

Taş Denilen Çiçekler De Açıyorsa Dünya’da, Aslında Engel*sizsiniz Yaşamda

Bir tohum düşer toprağa. Olgunlaşınca görünür filizleri. Uzatırsın ellerini dokunursun. Bilemez, önce kanatır ellerini.  Sonra sen çekinirsin, korkarsın bir kez daha incinmekten. Ama sadece dikenlerine dokunmak yakmıştır yüreğini. Öğrenirsin zamanla mücadeleyi.  Bilirsin dikenleri bile başkadır aslında. Normal çakıl taşları arasındayken bedeni, fark edilmez eşsiz hali. Tıpkı her özel çocuk gibi. Çok özeldir. Zaman geçer 3 yıl dolar çiçek açar filizler. Ortaya çıkan şekli, anlaşılır kılar kıymetini. Zor şartlar görmüş, uyumlu olmuş yavaş gelişse bile büyümüştür Altıntaş. Büyüdükçe ayrışır hepsinden. Yapraklarının farkı görünür. Onları bir arada tutmak için didinen minicik bir dal…

Devamını oku