ACABA NEDİR?-10

Koltizonun etkisi ile çok yemek yiyordum, yedikçe kilo alıyordum ama İlaçlarımı düzenli bir şekilde kullandığım için görme oranım artıyordu. Şüphesiz Behçet hastalığının en önemli kuralı ilaçlarını gününde hatta ve hatta saatinde almaktı. Cildiye servisinde yatıyordum her gün göz bölümüne Gülten Sungur hocama kontrol e gidiyordum. Tedavi iyi giderken bir taraftan Gülten Sungur hocamızda hastalık hakkında bilgi veriyor cesur olmamı öğütlüyordu. Artık ağrılarımın tedavisi mevcuttu.  Sonucu bilmesem de içimde bir rahatlık vardı. Artık cildiye servisinde yatışımın ikinci haftasıydı babama telefon geldi Konya da işleri sıkıntıya girmiş babam ne olursa olsun ben…

Devamını oku

KUSUR-SUZ-LULUK

Havalar seni çeken güzellikte ve ısrarla seni dışarı çıkmaya davet ediyor. Keşke hep bahar olsa da hiç soğuk olmasın diye içinden geçiriyorsun. Bir döngünün içinde olduğunun farkındasın. Hissettiğimiz bazı duygularda bahar gibidir. Hiç kaybolsun istemeyiz. Mutluluk baharı anımsatır bizlere. Baharı yaşarken içimizde çiçekler açar, ruhumuzda nehirler akar sanki. Bahar içimizdeki çocuğu uyandırır. Onun gibi neşeli, kafasına hiçbir şeyi takmayan, hayatı olduğu gibi kabul etmemizi ister. İnsanın yaşı ilerledikçe hayal kurmayı unutuyor mu dersiniz? Yoksa içindeki çocuğu duymazdan mı geliyor? Bazen hayatın koşturmasına kendimizi o kadar çok kaptırıyoruz ki içimizdeki çocuğu…

Devamını oku

Hiçbir şey olmadı

Haklısın hiçbir şey olmadı Ne yüreğin yandı Ne gözyaşın döküldü Hem niye yansın ki Hem niye dökülsün ki Haklısın hiçbir şey olmadı. ——- Haklıyım hiçbir şey olmadı Ne burnumda tütüyorsun Ne düşüme geliyorsun Hem niye tütsün ki Hem niye gelsin ki Haklıyım hiçbir şey olmadı ——- Haklısın hiçbir şey olmadı Ne el ele tutuştuk Ne göz göze bakıştık Hem niye tutuşalım ki Hem niye bakışalım ki Haklısın hiçbir şey olmadı. —– Haklıyım hiçbir şey olmadı Ne ismini andım Ne cismine kandım Hem niye anayım ki Hem niye kanayım ki Haklıyım…

Devamını oku

ACABA NEDİR?-9

Artık tamamen Behçet hastasıydım halk tabirinde, hastaların kendi aralarında kullandığı ifadeyle zengin hastalığı tanısı konmuştu. Cildiye servisinde yatışım mevcutken sıra sıra ve daima göz, nöroloji, fizik tedavi polikliniklerine de gidiyordum. Fizik tedavi ağrıyan eklem ağrılarıma emar görüntüleme inceleme istedi ve vücut organlarımın çalışması için daimi hareketler yapmamı söyledi. Nöroloji Nöro Behçet olduğumu söyledi. Artık Behçet olduğumu biliyordum. Bunun yanında artık yan dallarını da duymaya başladım. Doktor sıkıntılı bir durum değil ama yılda iki kere nöroloji ye kontrole gelmen gerekir dedi ama ben o defteri kapatmıştım. Gözümde zaten üveit atağı mevcut…

Devamını oku

FEDA-KÂRLIK

Günümüz insanını tanımlamanız istenseydi nasıl tanımlardınız? Büyük ihtimal karakterli olup olmadığını söylerdiniz. Ancak karakteri oluşturan değerler sayıldığında fedakârlıktan bahsetmeyiz. Fedakârlığın karakteri oluşturan önemli bir değer olduğunun farkında olamayabiliriz. Fedakârlık, asil ruhlu kimselere has bir meziyettir. Bazılarımız sevdiklerimiz için çırpınır, onlar için birçok şey yaparız. İşte bunun adına fedakârlık deriz. Herkesin göstereceği fedakârlık farklı farklıdır; ebeveynin evlatlara, sevenlerin sevdiklerine, öğretmenin öğrencilerine göstereceği fedakârlıklar gibi. Anne fedakârlığını ele alırsak; annenin evladı için yapamayacağı şey yoktur. Evlat için yaşam annenin onu dünyaya getirmesiyle başlar. Annenin doğumda çektiği acılar fedakârlıktır. Her müspet veya menfi…

Devamını oku

Göç vakti 4

            Ata ocağından uzaklaştıkça yollarının üzerindeki insanlar, ağaçlar,  binalar…  Sanki daha da değişiyordu. Radyoda çalan şarkının hızı, otomobilin altında akıp giden asfaltın hızı ve üstünde koşuşturan insanlar… Köyden çıkalı yaklaşık 2 saat olmuş yolun 3’te 2’sini almışlardı.  Sefer “Mola verelim mi? Diye anasına seslendi. Daldığı hafif utkusundan uyanan Saniye Hanım’ın “İyi olur.” cevabıyla yakınlarda bulunan bir dinlenme tesisine yanaştı. Kafeteryadan sıcak bir kahve alarak arabasının yanında annesini beklemeye koyuldu. Burası bir arı kovanını andırıyordu. Araçlar tesisin bir yanından giriyor, öbür yanından çıkıyordu. Evlerinden ayrılıp başka şehirlerde okumaya giden öğrenciler, çalışmaya…

Devamını oku

ACABA NEDİR?-8

Gülten hanımın gerçek tanısı ve nasihatleri ile hastalığımın tanısı doğru biçimde net olarak konmuştu. Peki, artık nasıl bir yol izleyecektim? Gülten Hanım bana kontrollerimi geciktirmemi ve ilaçlarımı düzenli kullanmamı hatta aynı saat ve dakikada kullanmamı sıkı sıkı tembih etti. Çok ciddi bir hastalık ama dışardan bakan insanların ve bazı durumlarda ailenin bile inanmadığı bir hastalık dedi. Artık bende kendisinden duyduğum kadarıyla biliyordum. Sonuçlarını o yaşta kestiremesem de Behçet hastasıydım. Gülten hanımın muayenesinin ardından gözümün birinin yüzde 20 diğerinin görmesinin  ise iyi olduğunu söyledi. Gözlerime saat başı pretfort ve sekiz saatte…

Devamını oku

SEVGİ DİLİMİZ

Sevgi neydi? Sevgi emekti.” Klişesini hepimiz mutlaka biliyoruzdur. Merak etmeyin ben bu hafta sizlere klişelerden uzak bir sevgi anlayışından bahsedeceğim. Sevgi; insanları birbirlerine yaklaştıran ve içsel olarak bağlayan doğal bir ruhsal eğilimdir. Sevgi; bir şeyden hoşnut olmayı onu güzel görmeyi sağlar. Sevgi; canlı, cansız her şeyi kapsar. Sevgi ilgiyi, ilgi de iyilik etmeyi gerektirir. Sevgi, kişiyi yalnızlık ve ayrılık korkusundan kurtarır. İnsanlar arasında barış, hoşgörü, yardımseverlik, fedakarlık gibi olumlu değerlerin gelişimine kaynak oluşturur. Sevgi, sevilen şeye değer ve anlam katar. Bir insan bir başkasına sevgi ile yaklaşırsa ona değer veriyor…

Devamını oku