BİR GÜN GİTSEN BİLE HATIRAN YETER

“Bir Yarayı Şarkı Gibi Taşıyan Adam”

Ferdi Tayfur

Bazı sesler vardır;

Duyulduğu anda insanın bulunduğu yerden alıp başka bir zamana götürür.

Bir sokağın ucuna, yarım kalmış bir cümlenin ortasına, geçmişte bırakıldığını sandığın bir duygunun tam içine…

Ferdi Tayfur’un sesi böyledir. O ses neşelendirmez; hatırlatır. Unutmayı vaat etmez; yüzleştirir. Çünkü Ferdi Tayfur şarkıları, insanın kaçtığı yerlere değil, kaçamadığı yerlere seslenir.

Ferdi Tayfur şarkıları dinlenmez; yaşanır.

Onu dinlerken insan şunu hisseder: Bu bir şarkı değil, yaşanmışlıktır. Sözleri kurgulanmış değildir; yaşanarak söylenmiştir sanki. O yüzden Ferdi Tayfur’un sesi pürüzsüz değildir. Hafif kırılır, yer yer çatlar. Ama tam da bu yüzden gerçektir. Çünkü hayat da kusursuz değildir.

Ferdi Tayfur, acıyı bağırarak anlatmaz. Acıyı süslemeye çalışmaz. “Bak ne kadar canım yanıyor” demez. Sadece söyler ve susar. Söz bittikten sonra insan kendi sessizliğiyle baş başa kalır.

“Susadım çeşmeye varmaz olaydım,

Elinden bir tas su içmez olaydım.”

Bu dizelerde bir ağlayıştan çok bir kabulleniş vardır. Gözyaşı burada bir zayıflık değil, insan olmanın doğal hâlidir. Ferdi Tayfur’un felsefesi, insanı güçlü göstermeye değil, insanı olduğu gibi kabul etmeye dayanır.

Onun şarkılarında kaderle kavga yoktur, kaderle konuşma vardır.

Ferdi Tayfur’un dünyasında kader inkâr edilmez. Vardır, ağırdır, bazen adaletsizdir. Ama gerçek olduğu için yok sayılmaz.

“Sanırım yetti kader?” diye sorar. Bu soru bir isyan değildir; varoluşun sessiz sorgusudur. Cevap aramaz belki ama sormaktan da vazgeçmez. Hayatın insana sormadan yüklediklerini kabullenmek, ama bunun altında ezilmemek…

İşte Ferdi Tayfur felsefesi tam da burada şekillenir.

“Gönüllerin nuru sensin, sevenlere çare sensin,

Güldür garipler sevinsin, Allah’ım sen bilirsin…”

Aşk, Ferdi Tayfur dünyasında bir zafer değildir. Bir imtihandır. Kavuşmak kadar kaybetmek de vardır içinde.

“Seviyorum ama kavuşamıyorum” dediğinde romantik bir çaresizlik değil, hayatın acı gerçeği dile gelir. Çünkü herkes sevdiğine kavuşmaz ama herkes sever. Ferdi Tayfur, aşkı yüceltmez; aşkı tanımlar.

Ferdi Tayfur’un aşkı süslü değil, yaralıdır.

Onun şarkılarında aşk, insanı mutlu etmek için değil, insanı olgunlaştırmak için vardır. Beklemek vardır, susmak vardır, içine atmak vardır. Ama vazgeçmek kolay değildir. Çünkü sevda, onun dilinde bir tercihten çok kader gibidir.

“Ölürüm ayrılmam derken,

Kavuşmamız haram oldu.”

Ferdi Tayfur’un şarkıları büyük salonlarda değil, hayatın kenarlarında yankılanır. Uzun yol şoförlerinin radyosunda, gece vardiyalarında, sessiz bir evin mutfağında…

“Ben de özledim, ben de yandım” derken bir sanatçı konuşmaz; bir insan konuşur. Yukarıdan bakmaz, gelir tam da karşısına oturur. Diz dize gelir.

O, halkın üstünde değil; halkın yanındadır.

Ferdi Tayfur’un büyüklüğü güçlü görünme çabasında değildir. Aksine, kırılganlığını saklamamasındadır.

“Mutluluğu tanırsın, mutsuzluğu bana sor.” dediğinde karamsar değildir; tecrübelidir. Hayatın herkese aynı yüzünü göstermediğini bilir. Ama yine de umudu tümden terk etmez. Umut, onun şarkılarında bağırmaz; sessizce bekler.

“Uykusuz gecelerin,

Sabahını bana sor”

O, büyük laflar etmez. Çünkü büyük lafların çoğu hayata değmez. Onun cümleleri basittir ama ağırdır. Bir insanın içinden geçen en yalın hâliyle söylenmiştir. Bu yüzden eskimez. Çünkü insanın derdi modaya uymaz.

Ferdi Tayfur felsefesi şunu fısıldar: Hayat adil olmayabilir ama insan yine de vicdanlı kalabilir. Sevilmese de sevmeyi, anlaşılmasa da doğru bildiğini savunmayı seçebilir.

“Koparma gülleri dalında kalsın,

Beni yaktın bir de bülbül yanmasın.”

Belki de Ferdi Tayfur’u bu kadar kalıcı yapan şey budur. O, insanı ayağa kaldırmaya çalışmaz. Önce yere düştüğünü kabul eder. Canının yandığını inkâr etmez. Sonra sessizce şunu söyler gibi olur:

“Yaşamak zor ama mümkündür.”

Bu yüzden onun sesi hâlâ bir yerlerde çalar.

Bir yaraya, bir hatıraya, bir yalnızlığa denk gelir.

Ve insan Ferdi Tayfur’u dinlerken kendine şu cümleyi kurar:

“Demek ki bu acıyı yaşayan bir tek ben değilmişim.”

Hadi bugün de “Naz Etme/Canına Okuyacağım” albümünden ‘Sevdiğim’ şarkısını da benim için dinleyin…

Mesut Hekimhan

Eğitimci Yazar

mesuthan@gmail.com

Related posts

Leave a Comment