Her gün ya da belirli aralıklarla düzenli olarak yapılan eylemlere alışkanlık denir.Alışkanlıklar, iyi ve kötü alışkanlıklar olmak üzere ikiye ayrılır. uzmanlar, alışkanlık kazanmak için en az 21 güne ihtiyaç olduğunu söylüyor. Bu süre, kazanılmak istenen alışkanlığın zorluk durumuna göre daha da uzayabiliyor.Mesela: sabahları aç karna su içme alışkanlığı kazanmak için gereken süre 21 günken; her gün meyve yeme alışkanlığı kazanmak için gereken süre daha fazla oluyor. Hatta kitap okumak, yürüyüş yapmak, egzersiz yapmak gibi alışkanlıkları kazanmak için gereken süre ise çok daha fazla oluyor. Yine uzmanlar, bırakmak istediğimiz alışkanlığın yerine…
Devamını okuYazar: Öznur Şahan
ONLARDA YAPABİLİR
Görme engelli, görme yetersizliğinden çok ya da az derecede etkilenme ve görsel duyu ile alınması gereken uyarıcılardan yoksun kalma durumu olarak tanımlanabilir. Halkın, görme engelliye olan bakış açısından yorumlayacak olursak: “Hiçbir şeyi göremeyen ve göremediği için de hiçbir şeyi tek başına başaramayacak olan” kişi ya da kişilerdir. Peki, halk bu iddiasında haklı olabilir mi? Eğer halk bu iddiasında haklı olsaydı; birçok başarıya imza atan görme engellileri bugün hiçbirimiz tanımıyor olurduk. Eğer onlar haklı olsaydı; görme engelli yazarlar, avukatlar, şairler, ressamlar, milletvekilleri ve şarkıcılar ve görme engelli anneler ve babalar olmazdı.…
Devamını okuSAMİMİYETSİZLİĞİN DİLİ
Çocukluğumdan beri “Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır.” atasözünün doğruluğuna hep inanmışımdır ve her zaman bu doğrultuda yaşamaya çalışmışımdır. Yine aynı şekilde başkalarından da tatlı dilli olmalarını beklemişimdir. tatlı dilli olanların da samimiyetine inanmışımdır. Taa ki gerçeği görene dek. Yıllar geçtikçe gördüm ki, insanlar menfaatleri olduğu zaman tatlı dilli oluyormuş.(istisnalar hariç). Her şeye rağmen hàlàsamimi olanların olduğuna inanmakla beraber, sözüm samimiyetten Uzak olanlara. Bazı insanlar adeta Köprüyü geçene kadar tatlı dillerini, güler yüzlerini esirgemiyorlar. Köprüyü geçtikten sonra ise “Sen sağ ben selamet” dercesine ortadan kayboluyorlar. Peki ama bunun fark edilmeyeceğini mi…
Devamını okuDOSTLUK NEYDİ?
Dost muydu bir anda elimi bırakan? Dost muydu hal hatır sormayan? Sıkıntılı hallerimden habersiz olan, Dost muydu mesafeyi her geçen gün arttıran? — Dostluk neydi serap mı hayal mi? Dostluk neydi kalmadı içimde hissi, Acıtıyor içimi geldiğimiz bu durum. Dostluk neydi yapabilen var mı tarifini? — Varsa dostluk hani nerede gösterin. Varsa dostluk dostunuzu üzmeyin. Kırılan kalbin telafisi çok zor. Varsa dostluk lütfen kıymetini bilin
Devamını okuSEÇİCİ OLMAK
Bütün insanlar az ya da çok bir şekilde seçicidir. Hatta seçici olmak sadece insanların değil, bütün canlıların doğasında olan bir durumdur. Evimizde yetiştirdiğimiz çiçeklerin bazıları güneşli ortamdan hoşlanırken bazıları gölgeli ortamı tercih eder. Biz insanlar da bebekken başlarız seçici olmaya. Oyuncak seçeriz, mama seçeriz, kucağına gideceğimiz kişileri seçeriz… Büyüdükçe de seçiciliğimiz artar. Okul seçeriz, arkadaş seçeriz, eş seçeriz, iş seçeriz. Bütün bunlar yetmez. Pazardan tek tek meyve seçeriz. Bu konuda sınırlarımızı zorlarız. Peki, kullandığımız kelimeler konusunda ne kadar seçiciyiz? Hani bir söz var ya “Senin ağzından çıkanı kulağın duyuyor mu?”…
Devamını okuBİR GÜN
Bakarsın bir gün gerçek olur hayaller Bir gün sona erer beklemeler sen bile İnanamazsın gerçekleştiğine bir gün Avucuna konar uçup gidenler —————- Bir gün İnanır şüphe edenler Elbet bir gün görür arkasını dönenler Hiçbir şey sonsuza kadar sürmez Bir gün duyar seni dinlemeyenler ————– Bir günde gitmişti gidenler Bir günde bitmişti bitenler Elbet döner devran tersine Bir gün yeniden doğar ölüler
Devamını okuKELİMELERİN GÜCÜ
Çevrenizde mutsuz olan insanlara şöyle bir bakın. En çok kullandığı kelimeler nelerdir onlara dikkat edin. Peki sizce bu insanlar neden mutsuz? Cevabın kullandıkları kelimeler olduğunu söylesem. Nasıl yani kullandığımız kelimeler bizi mutlu ya da mutsuz mu ediyor? Evet tam da öyle. Mutsuz olmanın tek sebebi kullandığımız kelimeler değil elbette Ama etkisi azımsanmayacak kadar büyük. Hani bir insana 40 gün deli deyince deli olurmuş Ya işte Tam da bunun gibi. Örneğin “yok” kelimesini ele alalım. Mesela: “sorun yok, para yok, yapacak birşey yok” gibi. Bu kelime adeta bir mıknatıs görevi görüyor.…
Devamını oku