Bir İşten Fazlası: İnsan Olma Duruşu

İnsan hayatı, büyük hedeflerden çok günlük yapılan küçük işlerin toplamından oluşur. Bu nedenle bir insanın kim olduğunu anlamak için söylediklerine değil, yaptığı işlere ve o işleri nasıl yaptığına bakmak gerekir. “Bir işi her zaman iyi yapmak için çalışın. İşinizi iyi yapmanız maaşınızın karşılığı değil, karakterinizin yansımasıdır.” sözü, tam da bu gerçeğe işaret eder. Çünkü yapılan işin niteliği, insanın iç dünyasını, değerlerini ve hayata karşı duruşunu açıkça ortaya koyar.

Günümüzde pek çok kişi yaptığı işi yalnızca geçim kaynağı olarak görmektedir. Maaş, prim ya da terfi gibi maddi beklentiler, işin önüne geçebilmektedir. Oysa insan, işini yalnızca aldığı ücret kadar ciddiye aldığında, kendi potansiyelini de sınırlamış olur. Çünkü gerçek emek, karşılık beklenmeden gösterilen özenle anlam kazanır. Kimsenin kontrol etmediği bir anda bile işini en iyi şekilde yapmaya devam eden kişi, aslında karakterine sadık kalan kişidir.

Bir işi iyi yapmak, insanın kendisine duyduğu saygının bir göstergesidir. Çünkü insan, ortaya koyduğu her işte kendinden bir parça bırakır. Özensiz yapılan işler, zamanla özensiz bir hayat anlayışına dönüşür. Buna karşılık, titizlikle ve sorumluluk bilinciyle yapılan her iş, bireyin özgüvenini ve iç huzurunu artırır. İnsan, elinden gelenin en iyisini yaptığını bildiğinde, sonuç ne olursa olsun vicdanen rahattır.

Ayrıca işini iyi yapan birey, bulunduğu çevrede güven ve saygınlık kazanır. İnsanlar böyle kişilere sorumluluk vermekten çekinmez, onların sözlerine değer verir. Bu güven ortamı, uzun vadede başarıyı da beraberinde getirir. Ancak burada önemli olan, başarının asıl kaynağının dış etkenler değil, kişinin kendi tutumu olduğunun farkına varmaktır. Çünkü karakterli bir duruş, en zor şartlarda bile kendini belli eder.

Bir işi iyi yapmak aynı zamanda bir ahlak meselesidir. Zorluklar, adaletsizlikler ya da takdir edilmemek, insanı özensizliğe sürükleyebilir. Fakat bu noktada gösterilen tutum, kişinin gerçek yüzünü ortaya çıkarır. Koşullar ne olursa olsun, sorumluluğunu layıkıyla yerine getiren birey, yalnızca işini değil, insan olmanın gereğini de yerine getirmiş olur.

Sonuç olarak, yapılan işin kalitesi maaşla ölçülemez. Asıl ölçüt, o işin ne kadar özenle, ne kadar dürüst ve ne kadar sorumluluk bilinciyle yapıldığıdır. Çünkü iş, insanın aynasıdır. Bir insan işini ne kadar iyi yapıyorsa, karakteri de o kadar sağlam demektir. Bu yüzden her işi en iyi şekilde yapmak, sadece bir meslek anlayışı değil; hayata karşı sergilenen güçlü ve onurlu bir duruştur.

ESMA SÜLÜ’NÜN KALEMİNDEN

Related posts

Leave a Comment