⏳ Saatçi
Sesli Okuma

“Zaman bozulmaz, sadece insanlar onu farklı yaşar.”
Kasabanın meydanında küçük bir dükkân vardı.
Kapısının üzerinde solmuş bir tabela asılıydı:
“Saatçi Hakkı Usta”
Yazının bazı harfleri güneşten silinmişti.
Ama kasabada kimse tabelaya bakmazdı zaten.
Çünkü herkes dükkânın yerini bilirdi.
Zamanı bozulan herkes oraya gelirdi.
Dükkânın içi küçüktü.
Duvarlarda onlarca saat asılıydı.
Duvar saatleri…
Cep saatleri…
Eski köstekli saatler…
Hepsi farklı sesler çıkarırdı.
Bazısı hızlı tik tak ederdi.
Bazısı ağır ağır yürürdü.
Bazısı da sanki nefes alıyormuş gibi duraklayarak çalışırdı.
Ama dükkânda tuhaf bir şey vardı.
Kasabada kimsenin pek fark etmediği bir şey.
Duvarlardaki saatlerin hiçbiri aynı zamanı göstermiyordu.
Saatçi Hakkı Usta seksen yaşına yaklaşmıştı.
İnce, uzun parmakları vardı.
Saat tamir ederken parmakları hâlâ genç bir adamınki kadar çevikti.
Bir büyüteci gözünün önüne getirir, saatlerin içini uzun uzun incelerdi.
Sonra küçük tornavidasını alır, dişlileri düzeltirdi.
Ve saat tekrar çalışmaya başlardı.
Kasabada herkes şöyle derdi:
“Zaman bozulursa Hakkı Usta düzeltir.”
Ama Hakkı Usta hiçbir zaman gülmezdi bu söze.
Çünkü o iyi biliyordu:
Zaman bozulmazdı.
Sadece insanlar onu yanlış yaşardı.
Bir sabah dükkâna kasabanın bakkalı girdi.
Elinde bir duvar saati vardı.
“Usta, yine geri kalıyor.”
Hakkı Usta saati eline aldı.
Arka kapağını açtı.
Dişlileri uzun uzun inceledi.
Sonra hafifçe gülümsedi.
“Geri kalmıyor.”
Bakkal şaşırdı.
“Ama ben her sabah kuruyorum.”
Hakkı Usta saati kapatıp uzattı.
“Sen geri kalıyorsun.”
Bakkal bir şey anlamadı.
Ama kasabada kimse saatçilerle tartışmazdı.
Çünkü saatçiler insanın anlamadığı şeyleri bilirmiş gibi görünürdü.
Hakkı Usta yalnız yaşardı.
Dükkânın arkasında küçük bir odası vardı.
Bir masa.
Bir yatak.
Bir de eski bir duvar saati.
Ama o saat çalışmazdı.
Yıllardır çalışmazdı.
Kasabada kimse bunun sebebini bilmezdi.
Bir zamanlar Hakkı Usta’nın bir oğlu vardı.
Adı Ali’ydi.
Çok meraklı bir çocuktu.
Saatlerin içini kurcalamayı severdi.
Bir gün babasına sormuştu:
“Baba, zaman nerede durur?”
Hakkı Usta gülmüştü.
“Zaman hiçbir yerde durmaz.”
Ali düşünmüştü.
“Peki insanlar niye bekler?”
Hakkı Usta o gün cevap verememişti.
Ali büyüdüğünde kasabadan ayrıldı.
Büyük şehre gitti.
Yıllarca geri dönmedi.
Bir gün bir haber geldi.
Ali bir kazada ölmüştü.
O gün Hakkı Usta dükkâna girdi.
Duvarlardaki bütün saatleri susturdu.
Bir süre sessizce oturdu.
Sonra bir saat hariç hepsini tekrar çalıştırdı.
Ama dükkânın arkasındaki büyük saat…
Bir daha hiç çalışmadı.
Kasaba halkı yıllar boyunca saatlerini tamir ettirmeye devam etti.
Ama kimse fark etmedi:
Kasabada hiçbir saat aynı zamanı göstermiyordu.
Biri üçü gösterirken diğeri dördü gösterirdi.
Biri sabahı yaşarken diğeri akşamı.
Ama kimse bunu garip bulmazdı.
Çünkü herkes kendi zamanı içinde yaşıyordu.
Bir sonbahar sabahı dükkân açılmadı.
Kasabalılar kapıya baktı.
Ama kimse telaşlanmadı.
“Usta yaşlandı,” dediler.
Öğlene doğru belediyeden biri geldi.
Kapıyı açtılar.
Hakkı Usta sandalyede oturuyordu.
Gözleri kapalıydı.
Elinde küçük bir cep saati vardı.
Sanki onu tamir ederken uyuyakalmış gibiydi.
Ama yüzünde garip bir huzur vardı.
Kasaba o gün bir şey fark etti.
Garip bir şey.
İnsanlar saatlerine baktı.
Sonra birbirine baktı.
Çünkü ilk kez bütün saatler aynı zamanı gösteriyordu.
Belki de Hakkı Usta yıllarca kasabanın saatlerini tamir etmemişti.
Belki yalnızca şunu hatırlatıyordu:
İnsanlar zamanı aynı yaşamaz.
Kimisi geçmişte kalır.
Kimisi geleceği bekler.
Ama zaman…
Hepsinin üzerinden aynı şekilde geçer.
Kasabanın meydanındaki dükkân hâlâ durur.
Duvarında eski tabela hâlâ asılıdır.
Ama kasabalılar bazen şöyle der:
“Bizim saatleri Hakkı Usta tamir etmezdi.”
“Ne yapardı?”
“Bize zamanı hatırlatırdı.”
Mesut Hekimhan
Eğitimci Yazar
Bunu da oku

Başımız Sağ Olsun
BAŞIMIZ SAĞ OLSUN
Ömer Faruk Kotay · 29.03.2026

Hayat Çemberi
Zuhal Terlikli’nin kaleminden “HAYAT ÇEMBERİ” Hayatın Engelsiz Tarafı www.hayattan.net’te
Zuhal Terlikli · 27.03.2026

Zamanda Yolculuk Zamanı-26
Eğitimci yazar Mesut Hekimhan’ın kaleminden”ZAMANDA YOLCULUK ZAMANI 26″ Hayatın Engelsiz Tarafı www.hayattan.net’te
Mesut Hekimhan · 26.03.2026

