İçeriğe atla

Hayat Çemberi

Zuhal TerlikliZuhal Terlikli••2 dk okuma
Okuma ayarları: yazı boyutu ve kontrast

Sesli Okuma

Sesli okuma hazır.
Hayat Çemberi
Paylaş:

Hayat, ucu bucağı olmayan düz bir yol değil; her defasında başladığı yere dönen, ancak her dönüşte derinleşen devasa bir çemberdir. Çoğu zaman kendimizi başladığımız o ilk noktada bulduğumuzda hiç ilerleyemediğimizi zannederiz. Oysa aynı noktaya gelmiş olsak da, o noktadaki biz artık aynı kişi değilizdir.

Çemberin her turunda, geçmişten kalan silik kısımlar vardır. Bu silik izler; yarım kalmışlıklar, iyileşmemiş yaralar veya “şimdi olsa yapmazdım” dediğimiz hatalardır. İlk turlarda bu belirsiz çizgilerden geçerken tökezleriz. Ancak tecrübe bu kısımdan sonra devreye girer. O silik kısımlar üzerinden geçtikçe derinleşir, belirginleşir. Bir sonraki tur başladığında artık yolun neresinde zemin deformeli, neresinde çukur var biliriz. Daha önce düştüğümüz o deformeli, silik bölgelere geldiğimizde bu kez adımlarımızı daha temkinli ve kararlı atarız. İlk seferinde bizi korkutan o belirsizliğin, ikinci turda başında dikkat tabelasıyla bizi uyardığını fark ederiz. Yolculuğumuz daha emin ve kolay olur.

Aslında çemberi tamamlayıp kendimize geri döndüğümüzde yaptığımız şey sadece eskiyi tekrar etmek değildir; eksik kalan parçalarımızı tamamlamaktır. Her döngü, bizi kendimizin daha uyanık ve daha güçlü bir versiyonuna taşır.

Sonuç olarak hayat, dairesel bir yürüyüştür. Önemli olan kaç tur attığımız değil, her turda o silik izleri ne kadar büyük bir farkındalıkla boyadığımızdır. Hayat çemberinde emin adımlarla dönmemizi sağlayan güç, işte tam da bu tecrübenin kendisidir…

Zuhal Terlikli: diğer yazıları

Okur Geri Bildirimi

Bu yazı işinize yaradı mı?

Kısa geri bildiriminiz editoryal yönü güçlendirir ve benzer içerikleri daha görünür kılmamıza yardımcı olur.

0 olumlu geri bildirim0 geliştirme sinyali

Bülten

Yeni yazılarımızdan haberdar olmak için abone olun.