Mesafe Sünneti
Sesli Okuma

Geçenlerde bir video izledim ve orda geçen bir kavram olan “mesafe sünneti” benim dikkatimi çekti. Videoda Kâ'b bin Mâlik (r.a.) sahabe efendimize Tebük seferi dönüşünde Peygamber Efendimiz (S.A.V.) 50 gün mesafe koyma cezası verdiğini anlatıyordu.
Nasıl anlamalıyız bu durumu, biraz düşündüm ve günümüzde insan ilişkilerinde en çok karıştırılan kavramlardan biri “mesafe” olduğunu farkettim. Bizler mesafeyi soğukluk sanırız; samimiyeti ise sınırsızlık. Oysa kültür ve irfan geleneğimiz bize başka bir şey öğretir: yakın olmakla iç içe geçmek aynı şey değildir. Mesafe sünneti işte bu dengeyi anlatan sessiz ama derin bir kavramdır.
Mesafe sünneti; insanlarla ilişkilerimizde edebi, saygıyı ve sınır bilincini koruyarak yakın olabilme ahlakıdır. Ne kopuk ne laubali ne soğuk ne de ölçüsüz. İnsanı incitmeden, kendini de tüketmeden kurulan bir ilişki biçimidir. Bu, yalnızca “ne söylediğimizle” değil, ne zaman sustuğumuzla ne kadar yaklaştığımızla ve nerede durduğumuzla ilgilidir.
Peygamber Efendimizin (sav) insanlarla ilişkilerine bakıldığında, herkesle aynı mesafede ama herkesle farklı bir derinlikte ilişki kurduğu görülür. Ne bir kalbi kıracak sertlikte ne de sınırları eritecek bir aşırılıkta kimseyi dışlamadan, kimseyi de haddinden fazla yaklaştırmadan davranması aslında insanın hem kendine hem karşısındakine saygısının bir göstergesi olduğunu bizlere yansıtmaktadır.
Aile içinde de mesafe olur mu diye soranlar çıkabilir. Oysa en çok mesafeye ihtiyaç duyulan yer bazen evin içi olduğunu söyleyebilirim. Eşler arasında her düşüncenin filtresiz dökülmesi, anne-babanın her duyguyu çocuğun omuzlarına yüklemesi, “nasıl olsa yakınız” cümlesinin arkasına saklanarak kırıcı sözlerin söylenmesi görülebilmektedir. Bunlar samimiyet değil, sınır ihlalidir. Mesafe, sevgiyi azaltmaz; bilakis korur. Arkadaşlık ilişkilerinde de benzer bir durum söz konusudur. Her sırrı paylaşmak, her anı birlikte yaşamak, her düşünceye müdahil olmak bir süre sonra yük haline gelir. İnsan, kendine ait bir alanı olduğunda nefes alır. Gerçek dostluk, her an her yerde olmak değil; gerektiğinde geri durabilmektir. İş ortamlarında mesafe, adaletin zeminidir. Herkese eşit gülümseyip, herkesle aynı sınırı koruyabilmek bir erdemdir. Saygının olduğu yerde verim artar; laubaliliğin olduğu yerde ise huzur eksilir. Modern çağ, mesafe sünnetini unuttukça gürültüyü artırıyor ama hikmeti azaltıyor. Aşırı samimiyet çoğu zaman iyi niyetle başlar ama kırgınlıkla biter. Çünkü sınırları olmayan ilişkiler, ilk sarsıntıda dağılır. Mesafe ise bir duvar değil; ince bir çizgidir. O çizgi, saygının başladığı yerdir. Mesafe sünneti bize şunu hatırlatır: Herkese ulaşmak marifet değil; herkese yerli yerince yaklaşabilmek marifettir. Ve bazen en büyük edep, bir adım geri durabilmektir. Vesselam.
Bunu da oku

Çanakkale Ruhu
Eğitimci yazar Mesut Hekimhan’ın kaleminden”ÇANAKKALE RUHU″ Hayatın Engelsiz Tarafı www.hayattan.net’te
Mesut Hekimhan · 18.03.2026

Tarihin Hafızası Sustuktan Sonra
Eğitimci yazar Mesut Hekimhan’ın kaleminden”Tarihin Hafızası Sustuktan Sonra″ Hayatın Engelsiz Tarafı www.hayattan.net’te
Mesut Hekimhan · 14.03.2026

İstiklâl Marşının Kabulü
Eğitimci yazar Mesut Hekimhan’ın kaleminden”İSTİKLÂL MARŞININ KABULÜ″ Hayatın Engelsiz Tarafı www.hayattan.net’te
Mesut Hekimhan · 12.03.2026

