Hayat her zaman istediğimiz gibi ilerlemiyor. Bazen önümüze hiç beklemediğimiz engeller çıkıyor, bazen de ne yaparsak yapalım bir adım ileri gidemediğimizi düşünüyoruz. Böyle zamanlarda çoğu kez şartlarımızı, imkânlarımızı ya da çevremizdeki insanları suçluyoruz. Oysa insanı durduran şey her zaman dışarıdaki engeller olmuyor. Bazen kendi kendimize söylediğimiz birkaç cümle, atacağımız adımlara engel oluyor.
“Ben yapamam”, “Artık çok geç” ya da “Benim şartlarım buna uygun değil” diye düşünürken belki de henüz denemediğimiz bir ihtimali baştan eliyoruz. Oysa insan, neleri başarabileceğini çoğu zaman denemeden bilemiyor. Elbette herkesin imkânları, şartları ve mücadele etmek zorunda kaldığı sorunlar aynı değil. Ancak içinde bulunduğumuz koşulları kabul etmekle kendimize bir çıkış yolu olmadığını söylemek arasında büyük bir fark var.
Bazen yapamadıklarımıza o kadar çok odaklanıyoruz ki elimizdeki imkânları görmezden geliyoruz. Başkalarının yürüdüğü yola bakıp kendi yolumuzu yetersiz buluyor, onların ulaştığı yerlere neden varamadığımızı düşünüyoruz. Oysa herkesin hikâyesi farklı. Kimi daha hızlı ilerliyor, kimi aynı mesafeyi aşmak için daha fazla çaba harcıyor. Önemli olan kimin önce vardığı değil, insanın kendi şartları içinde ne kadar yol alabildiğidir.
Bir de engellerin yalnızca kişisel çabayla aşılabileceğini düşünmemek gerekiyor. Bazen insanın ihtiyacı olan şey biraz cesaret, bazen bir fırsat, bazen de kendisine inanan birinin varlığıdır. Bu yüzden birbirimize karşı anlayışlı olmak, bir insanı yalnızca yapamadıklarıyla değerlendirmemek önemlidir. Belki bizim önemsiz gördüğümüz bir destek, bir başkasının hayatında yeni bir başlangıcın kapısını aralayacaktır.
Engelsiz bir yaşamdan söz ederken fiziksel engelleri ve toplumsal sorumluluklarımızı da unutmamalıyız. Herkesin eğitimde, çalışma hayatında ve sosyal yaşamda eşit fırsatlara sahip olması için üzerimize düşeni yapmalıyız. Çünkü mesele yalnızca insanın kendi sınırlarını aşması değil, başkalarının önüne koyduğumuz engelleri de kaldırabilmektir.
Sonuçta hayat, her şeyi başarabileceğimize dair bir söz vermiyor bize. Fakat denemeden vazgeçmemek, düştüğümüzde yeniden ayağa kalkmak ve gerektiğinde yardım istemekten çekinmemek elimizde. Bazen küçük bir adım, yıllardır aşılmaz sandığımız bir mesafenin başlangıcı olabilir. Yeter ki kendimizi daha yolun başındayken yarı yolda bırakmayalım.
Belki de bütün mesele, insanın kendisine bir kez daha şans verebilmesidir. Çünkü bazı yollar cesaretle, bazıları sabırla, bazılarıysa el ele vererek aşılır.
Bir adım at, yol uzakta olsa da,
Bir umut yeşerir en kurak ovada.
Engel dediğin aşılır zamanla,
İnsan yeter ki vazgeçmesin hayattan.





