Kuşlar yem yerken ürküp kaçmasınlar diye yolunu değiştiren bizlere ne oldu?
Borç verdiği kişiden alacağını istemeye utanan bizlere ne oldu?
Önünde yürüyen kadın, takip edildiğini sanmasın diye hızlanıp onu geçen; ince düşünceye, zarafete sahip olan bizler, hangi ara bu kadar bozulduk?
Kimse görmediği hâlde, “Allah görür.” diyerek doğru olanı yapmaya eğilimli bizler, bu anlayıştan, bu doğru yaklaşımdan hangi ara bu kadar şaştık?
Elindeki çöpü, çöp kutusu buluncaya dek elinde gezdiren bir toplumun sokakları şimdi çöple kaynıyor. Ne yazık!
Kuşlar yem yerken ürküp kaçmasınlar diye yolunu değiştiren bir toplumken ne oldu da cinayet haberlerini gazetelerin üçüncü sayfalarında kılımız kıpırdamadan okumaya, televizyon haberlerinden izlemeye alıştık?
Az ve öz konuşan, yüreği güzel insanlar nerede? O güzel atlara binip gittiler mi yoksa? Eyvah!
“Söylemesi ayıp…” diye başladığımız, edep kokan kelimeler hangi ara yerini argoya bıraktı?
Aldığı bir somun ekmeği, başkasının canı çekmesin diye ceketinin içine saklayarak evine götüren babaların evlatlarının sosyal medya hesapları, nispet yaparcasına yedikleri, içtikleri ve oturdukları sofralarla dolu.
Ne diyeyim, ne söyleyeyim şimdi?
Ne olduysa oldu, her şey tepetaklak oldu. Tam anlayamadım ama sanırım bize bir şeyler oldu…






